Kuschall aktif tekerlekli sandalyelerin Kurucusu “Küschall Rainer” in markalaşma hikayesi filmlere konu olacak kadar ilginç bir hikâye. Belki bir film senaristi gibi yada usta bir edebiyatçı gibi bu hikayeyi süslü cümlelerle anlatamayız, ama hikayenin ilginçliği okuyucuya o kadar ilgi çekici gelecektir ki, bu yüzden hikayeyi anlatmak için bir senarist yada edebiyat ustası olmaya gerek olmadığını düşünüyoruz.

Senin hayatın, senin hikayen, senin başarın…

Yaşam denen zorlu yolculuk ona meydan okuyanlar için daha eğlenceli hale gelir. Kuschall Rainer’de aynen bunu yapmış. Gelin bu ilginç hikâyeye hep birlikte okuyalım.

Rainer daha hayatının başlangıcında 16 yaşında bir kaza geçirir ve hayatının geri kalanını “omur ilik felçli” olarak sürdürmek zorunda kalır.

Kaza 1963 yılında gerçekleşir. Rainer kaza geçirmeden önce aktif bir sporcu olarak yaşamını sürdüren sürekli hareket halinde olan ve hareket benim için yaşamda vazgeçilmez bir değer diyen biridir.

Kaza sonrası (o yıllardaki tekerlekli sandalyelerin hantallığı da düşünülürse) klasik manuel sandalyeler onun ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak ürünler olduğu için nasıl bu hantallığın önüne geçerim düşüncesine kapılır. Aynı zamanda da tekerlekli sandalye sporlarıyla ilgilenmeye başlayan Rainer hem mevcut ürünlerin tekerlekli sandalye sporuna uygun olmadığını hemde sosyal yaşamın hızına ayak uyduramadıklarını farkeder.

İş başa düşmüştür. Rainer kalemi kağıdı eline alarak kendi hayalindeki tekerlekli sandalyenin çizimini yapar. Çizimde sandalyede kullanılacak metallerin ne olacağından, sandalyenin toplam ağırlığına ve işlevselliğine kadar her şey ayrıntılı şekilde yazıyordu.

Çizimi kendisi gibi omurilik felçli bir arkadaşına gösterip hayalindeki sandalyenin ne olduğunu anlatınca arkadaşı daha çizim aşamasında olan sandalyenin parasını peşin olarak öder ve Rainer ilk siparişini daha üretime geçmeden almış olur.

Bu durum Rainer için çok büyük bir moral kaynağı olmuştur. Hayal ettiği sandalye sadece kendisi için değil, onun gibi kol ve bel kasları güçlü birçok engelli için hareketli bir yaşamın kapılarını arayacaktı.

Kendisi ve ilk siparişini aldığı arkadaşı için hayalindeki aktif sandalyeden 2 adet yapan Rainer sandalyesine oturup itme çemberine elini dokunduğunda “omur ilik felçli olmanın” kendisi için hayalindeki yaşamı sürdürmesine engel olmadığı anlar.

Ortaya çıkan ürün Rainer ve arkadaşını çok mutlu etmiş ve sandalyeyi kullandıkça ihtiyaçlarını çok daha rahat bir şekilde yaptıklarının farkında olmalarına neden olmuştur. Bu iki sandalye ve şaşırtan özellikleri kulaktan kulağa yayılıp bir çok engellinin ilgisini çekmiş ve Rainer’e ardı ardına siparişler yağmaya başlamış.

Daha kurumsal çalışmanın vakti gelmişti. Ve 1978 yılında kendi adıyla Kuschall şirketini kurar.

İlk lansman 1986 yılında Kuchall champion için yapılır. Bakınız https://goldmedikal.com/kuschall-sampiyon-katlanabilen-aktif-sandalye.html

Ardı adına gelen başarılar…

1985 – 86 yılları arasında icat ve minimal tasarım ödülü alır.

1992 yılında Kuschall compact ve Ultra-Ligt katlanır aktif tekerlekli sandalye piyasaya sürüldü.

Tüm dünyada beğeni toplayan Kuschal’e 1995 yılında Invacare talip olur ve Kuschall Invacare gruba kendi marka adıyla katılır.

1997 yılına gelindiğinde ilk şirketin ilk lansmanı olan Kuschall şampiyonun ikinci nesil versiyonu dahada geliştirilerek piyasaya sürüldü.

2000 Yılında kuschall K serisinin de yer alan K3 ve K4 ün lansmanı yapıldı.

2005 yılında Tekerlek eksantrik açısını değiştirmek için kullanılan Vario-Ax'in piyasaya sürüldü.

2006 yılında bir ilk daha yaşanıp K3 ve K4 için süspansiyon sistemi piyasaya sürüldü.

2007 yılında Küschall K Serisinin Air Lite modelinin ve titanyumkarbon Pro seçenekleri eklendi.

2009, Fusion model sandalye Red Dot tasarım ödülü aldı.

2010 ilk çocuk aktif sandalyesi Kuschall K-junior un lansmanı yapıldı.

2013 K33chall R33'ün lansmanı ve LIS Low Impact System'in icadı yapıldı.

2014 Kuschall K serisi karbon çerçeve ile yeniden donatıldı.

NOT: Kuschal modellerini görmek için tıklayın:  https://goldmedikal.com/Kuschall

Başarının sırrı…

Rainer’e bu markalaşma başarısının sırrının ne olduğu sorulunca Rainer şu cevabı verir.

“Ben sıradan bir girişimci yada pazarlamacı değilim. Aynı zamanda bir kullanıcıyım. Üretimini yaptığımız tüm ürünlere önce kullanıcı gözüyle bakarım. Bunu ben kullansam nasıl bir şey olmasını isterdim sorusunu sorar ve verdiğim cevaba göre üretimi gerçekleştiririm. Bir sır arıyorsanız hepsi bu.” Cevabını verir.

Bu cevabın üstüne fazla bir şey söylemeye gerek yok sanırım. Başka bir blok yazımızda görüşmek üzere hoşcakalın.